Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v) ile birlikte hac için yola çıktık. Serif denilen yere geldiğimizde ben aybaşı oluverdim ve ağlıyordum, yanıma giren Rasûlullah (s.a.v): “Ne oldu sana yoksa nifas (hayız) mı oldun?” buyurdu. Ben de “Evet” diye cevap verince şöyle buyurdu: “Bu hayız olma işi Allah’ın Adem kızlarına yazdığı bir yazgısıdır. Kâbe’yi tavaf dışında haccın gereklerinin hepsini yerine getir.” (Buhârî, Hayz: 9; Ebû Davud, Menasik:)
Urve (r.a)’den rivâyete göre, Kureyş kabilesinin Esed kolundan olan Fatıma binti Kays, Rasûlullah (s.a.v)’e gelerek: “Benden kan geliyor halbuki günüm değil” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v): “O gördüğün damardan gelen bir kandır, sen normal hayız kanını gördüğünde namaz kılmayı bırak, kan kesilince guslet, üzerine bulaşan kan lekelerini temizle ve namazını kılmaya başla” buyurdular. (Buhârî, Hayz: 9; İbn Mâce, Tahara:)
Aişe (r.anha)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu: “Hayız görmeye başladığınız zaman namazı bırakın bitince gusledin.” (Buhârî, Hayz: 9; İbn Mâce, Tahara:)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ümmü Habibe binti Cahş, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den fetva isteyerek şöyle dedi: Allah’ın Rasûlü! Benden hayız günlerim dışında kan geliyor ne yapmalıyım?) Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: damardan gelen bir kandır guslet ve namazlarını kıl.) Bundan sonra Ümmü Habibe her namaz için yıkanırdı. (Buhârî, Hayz: 26; Tirmizî, Tahara:)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ümmü Habibe, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e hayız kanıyla ilgili bir soru sormuştu. Âişe diyor ki: Ümmü Habibe’nin yıkandığı leğen kanla dolmuştu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona: müddetin ne kadarsa bekle sonra guslet) buyurdular. (İbn Mâce, Tahara: 116; Ebû Dâvûd, Tahara:)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Ümmü Habibe, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e hayız kanıyla ilgili bir soru sormuştu. Âişe diyor ki: Ümmü Habibe’nin yıkandığı leğen kanla dolmuştu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona: müddetin ne kadarsa bekle sonra guslet) buyurdular. (İbn Mâce, Tahara: 116; Ebû Dâvûd, Tahara:)
Ümmü Seleme (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: kadın, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e: devamlı kan geliyor ve temizlenemiyorum, namazları bırakayım mı?) diye sormuştu da; Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ona şöyle buyurmuştu: namazları bırakma fakat hayız gördüğün gün ve geceler miktarınca namazı bırak sonra guslet, kan gelecek yerleri sıkıca bağla ve namazlarını kıl.) (İbn Mâce, Tahara: 116; Müslim, Hayz:)
No translation available for this language.
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre; Abdurrahman b. Avf’ın karısı Ümmü Habibe binti Cahş’tan özür kanı geliyordu ve hiç temizlenemiyordu. Bu durum, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e arz edildi. O da şöyle buyurdu: kan hayız kanı değildir. Rahimden gelen birikmiş bir kandır. Normal zamanlardaki hayız günlerini saysın o kadar gün namazlarını terk etsin sonraki günlerde ise her namaz için gusletsin.) (Buhârî, Hayz: 27; Tirmizî, Tahara:)
Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyete göre, Cahş’ın kızı yedi yıl boyunca kendisinden kan gelmişti. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e durumu sordu da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): hayız kanı değildir damardan gelen bir kandır. Hayız süresi kadar günlerde namazı terk etmesini sonra gusletmesini ve her namaz için gusletmesini emretti.) (Buhârî, Hayz: 27; Tirmizî, Tahara:)