Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekir'indir. Dedilerki: Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Alkame'den naklen rivayet etti. Alkame demişki: Şam'a geldik. Müteakiben yanımıza Ebû'd-Derdâ gelerek: — İçinizde Abdullah'ın kırâeti üzre okuyan kimse var mı? dîye sordu. Ben : — Evet, ben (okurum) dedim. Ebû'd-Derdâ': — Peki Abdullah'ın şu [ve'lleyli iza yeğşa] âyet-i kerimesini nasıl okuduğunu işittin? dedi. Ben : — Onu ve'lleyli iza yeğşa ve'z-Zekeri ve'l-unsa diye okurken işittim; cevâbını verdim. Ebû'd-Derdâ' : — Vallahi ben de ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in, onu bu şekilde okuduğunu işittim. Lâkin bu Şam'lılar benim, onu [ve ma haleke] şeklinde okumamı istiyorlar ama ben, onlara tâbi olmuyorum., dedi
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Mugîra'dan, o da İbrahim'den naklen rivayet etti. İbrahim şöyle demiş: Alkame Şam'a geldi. Ve bir mescide girerek; orada namaz kıldı. Sonra bir halkaya gitti ve oraya oturdu. Derken bir adam geldi. Bu adam hakkında cemâatin çekingen davrandıklarını ve vaziyetlerini anladım. Gelen zât yanıbaşıma oturdu. Sonra : — Abdullah'ın okuduğu şekilde Kur'ân ezberin demidir?» diye sordu... Râvi hadîsi yukarki hadîs gibi rivayet etmiştir
Bize Alîyyü'bnü Hücr Es-Sa'd rivâjyet etti. (Dediki): Bize İsmâîl b. İbrâhîm, Dâvud b. Ebî Hind'den, o da Şa'bî'den, o da Alkame'den naklen rivayet etti. Alkame şöyle demiş : — Ebû'd-Derdâ'ya tesadüf ettim. Bana : — Sen kimlerdensin? dedi, — Iraklılardanım! cevâbını verdim, Ebû'd-Derdâ': — Hangilerinden? dedi. — Kûfelilerdenim! cevâbını verdim. — Abdullah b. Mes'ûd kırâeti üzre okuyabiliyormusun? diye sordu: — Evet! dedim. — Öyle ise Leyl sûresini oku! dedi. Ben de sûreyi [Ve'lleyli iza yeğşa ve'n-nehari iza tecella ve zekeri ve'l-unsa] diye okumaya başladım. Bunun üzerine Ebû'd -Derdâ güldü. Sonra : — Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in de böyle okuduğunu işittim... dedi
{….} Bize, Muhammedü'bnü'l-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bana Abdil a'Iâ rivayet etti. (Dediki): Bize Dâvûd, Âmir'den, o da Alkame'den nsklen rivayet etti. Âlkame : «Ben, Şam'a gelerek Ebû'd-Derdâ'ya tesadüf ettim...» diyerek İbni Ubeyye hadîsi gibi rivâyetde bulunmuş