Sahih Muslim
2542.01

Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Hâşim b. Kaâsım rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğire rivayet elti. (Dediki): Bana Said El-Cüreyri, Ebû Nadra'dan, o da Useyr b. Câbir'den naklen rivayet etti ki, Kûfeliler Ömer'e gelmişler. İçlerinde Uveys'le alay eden bir adam varmış. Ömer: — Burada Karanilerden kimse var mı? diye sormuş. Hemen bu adam gelmiş. Ömer: — Şüphesiz ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Size Yemen'den Uveys denilen bir adam gelecek. Yemen'de bir annesinden başka kimse bırakmıyor. Kendisinde beyazlık vardı. Allah'a duâ etti de onu kendisinden giderdi. Yalnız bir dinar veya dirhem yeri kadar kaldı. İmdi ona sizden kim rastlarsa sizin için istiğfar ediversin!» buyurdular, demiş

2542.02

Bize Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Müsennâ rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Affân b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bize Hanımad (bu zât İbni Seleme'dir) Said-i CÜreyri'den bu isnadla Ömer b. Hattâb'dan naklen rivayet etti. Ömer şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Şüphesiz tabiinin en hayırlısı Uveys denilen bir adamdır. Onun bir validesi vardır. Kendisinde beyazlık vardı, imdi kendisine emredin de sizin için istiğfarda bulunsun.» buyururken işittim

2542.03

Bize İsbâk b. İbrahim El-Hanzali ile Muhammed b. Müsennâ ve Muhammed b. Beşşâr rivayet ettiler. İshâk; Ahberanâ, ötekiler: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. Lâfız İbni Müsennâ'nındır. (Dediki): Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Katâde'den, o da Zürâra b. Evfâ'dan, o da Useyr b. Câbir'den naklen rivayet etti. Useyr şöyle demiş: Ömer b. Hattâb kendisine Yemenlilerin imdadı geldiği vakit onlara: Uveys b. Âmir aranızda mı? diye sorardı. Nihayet Uveys'e rastladı. Ve : __ Sen Uveys b. Âmir misin? diye sordu. (O da) : Evet! cevâbını verdi. — Murad kabilesinden sonra Karen'den mi? dedi. Uveys: — Evet! cevâbını verdi. — Sende baras illeti vardı. Ondan iylleştin de yalnız bir dirhem yeri kadar kaldı öyle mi? dedi. Üveys : — Evet! cevâbını verdi. — Validen var mı? diye sordu. Uveys : — Evet! cevâbını verdi. Ömer : — Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Size Uveys b. Âmir Yemenlilerin İmdat bölüğü ile gelecek. Kondisi Muraddan sonra Karendendir. Onda baras illeti vardı. Bu derdden iyileşti. Ancak bir dirhem yeri kadar kaldı. Bir validesi vardır. Ona çok mutidir. .Allah'a yemin etse, kendisini mutlaka yemininde sâdık çıkarır. Sana istiğfar etmesine imkân bulursan bunu yap!» buyururken işittim. Benim için istiğfar ediver! dedi. O da Ömer için İstiğfarda bulundu. Ömer ona : — Nereye gitmek istiyorsun? diye sordu. Uveys : — Kûfe'ye! dedi. — Senin için oranın valisine mektub yazayım mı? dedi, Uveys : — İnsanların el ayak takımı arasında olmam benim için daha makbuldür, cevâbını verdi. Üseyr demiş ki: Ertesi yıl gelince Kûfe'nin eşrafından bir adam hacca gitti. Ömer'e rastlamış. Ömer kendisine Uveys'i sormuş. O zât : — Ben onu evi perişan, eşyası az bir halde bıraktım, demiş. Ömer : — Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «Size Uveys b. Âmir Yemenlilerin imdat bölüğü ile gelecek. Kendisi Muraddan sonra Karendendİr. Onda baras illeti vardı. Bu derdden iyileşti. Ancak bir dirhem yeri kadar kaldı. Bir validesi vardır. Ona çok mutidir. Allah'a yemin etse, kendisini mutlaka yemininde sad-k çıkarır. Sana istiğfar etmesine imkân bulursan bunu yap!» buyururken işittim, demiş. O zât Uvays'e gelerek : — Benim için istiğfar et! dedi. Uveys : — Sen hayırlı bir yolculuktan yeni geliyorsun, benim için sen istiğfar et! dedi. O zât yine : — Benim için istiğfar et: dedi. Uveys (tekrar) : — Sen hayırlı bir yolculuktan yeni geliyorsun. Benim için sen istiğfar et! Ömer'e rastladın mı? dedi. O zât: — Evet! cevâbını verdi. Bunun üzerine onun için istiğfar etti. Halk da onun kim olduğunu anladı. Müteakiben çekib gitti. Üseyr demişki: Elbisesi çizgili bir kumaştı. İnsan onu gördükçe: Acaba Uveys bu kumaşı nerden buldu? diyordu