Bize Kuteybe b. Said Mâlik b. Enes'den kendisine okunanlar meyanında rivayet etti. O da Hişâm b. Urve'den, o da Abbâd b. Abdillah b. Zübeyr'den naklen rivayet etmiş. Ona da Aişe haber vermişki, Kendisi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i vefatından önce göğsüne dayalı olduğu halde kulak verdiğinde: «Allah'ım bana mağfiret buyur; bana acı ve beni Nebiler cemaatına ilhak eyle!» buyururken işitmiş
{m-85} Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler.(Dedilerki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. H. Bize ibni Numeyr de rivayet etti. (Dediki); Bize babam rivayet etti. H. Bize ishâk b. İbrahim dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Abde b. Süleyman haber verdi. Bu râvilerin hepsi Hişâm'dan bu İsnadla bu hadisin mislim rivayet etmişlerdir
Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Sa'd b. İbrahim'den, o da Urve'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Aişe şöyle demiş: İşitirdim ki, hiç bir Nebi dünya ile âhiret arasında muhayyer bırakılmadıkça vefat etmezmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i vefat ettiği hastalığında sesi ağırlaşınca : «Nebilerle sıddiklerden, şehidlerden ve sulehâdan kendilerine in'amda bulunduklarınla beraber (eyle). Bunlar ne güzel arkadaşlardır.» [Nisa 69] derken işittim. Âişe: Anladım ki, o anda muhayyer bırakıldı, demiş
{m-86} Bu hadisi bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (dediki): Bize Veki rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muaz da rivayet etti, (Dediki): Bize babam rivayet etti. Her iki râvi: «Bize Şu'be Sa'd'dan bu isnadla bu hadisin mislini rivayet etti» demişler
Bana Abdu'l-Melik b. Şuayb b. Leys b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bana babam dedemden rivayet etti. (Demişki): Bana Ukayl b. Hâlid rivayet etti. (Dediki): İbni Şihab şunu söyledi: Bana Said b. Müseyyeb ile Urve b. Zübeyr, ulemâdan bir takım zevatın içinde haber verdiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe şöyle demiş : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sağlam iken: «Hiç bir Nebi kendisine cennetteki yeri gösterilip, sonra muhayyer bırakılmadıkça ruhu kabzedİlmemiştİr.» buyururdu, Âişe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in. vefatı yaklaşınca başı benim dizimin üzerinde olduğu halde bir müddet bayıldı. Sonra ayildı. Ve gözünü tavana dikti. Sonra : «Allah'ım! Refik-ı Â'laya!» dedi. Âişe demiş ki: Şu halde bizi ihtiyar etmiyor, dedim. Âişe şunu söylemiş : Ve anladım ki, bize sağlamken söylediği hadis ki: «Hiç bir Nebi cennetteki yerini görüp, sonra muhayyer bırakılmadıkça ruhu kabzolunmamıştır.» sözüdür, sahihmiş. Âişe şöyle demiş: Bu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in söylediği son söz oldu : «Allah'ım! Refik-ı A'laya!»