Sahih Muslim
240.01

Bize Harun b. Sa'id el-Eylî ile Ebu't-Tahir ve Ahmed h İsa rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Abdullah b. Vehb, Mahremetü'bnü Bukeyr'den, o da babasından o da Şeddad'ın azatlısı Salim'den naklen haber verdi. Salim şöyle demiş: Sa'd b. Ebi Vakkas'ın vefat ettiği gün Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Aişe (r.anha)'nın huzuruna girdim. Abdurrahman b. Ebi Bekr de içeri girdi ve onun yanında abdest aldı. Aişe (r.anha): Ey Abdurrahman abdest azalarını iyice yıka, çünkü ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i: "Ateşten dolayı ökçelerin vay haline" buyururken dinledim, dedi. Yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf

240.02

Bana Harmeletü'bnü Yahya da rivayet etti (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti: (Dediki): Bana Hayve haber verdi (Dediki): Bana Muhammed b.Abdurrahman haber verdi, ona da Şeddad b. Had'ın azadlısı Ebu AbdiIIah rivayet etmişki; kendisi Aişe'nin yanına girmiş ve ondan naklen Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in; yukarıdaki gibi bir hadis söylediğini rivayet etmiş. Yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf

240.03

Bana Muhammed b. Hatim ve Ebu Ma'n er-Rekaşi de tahdis edip dediler ki: Bize Ömer b. Yunus tahdis etti, bize (3/50b) İkrime b. Ammar tahdis etti, bana Yahya b. Ebu Kesir tahdis edip dedi ki: Bana -yahut bizeEbu Seleme b. Abdurrahman tahdis etti. Bize el-Mehrl'nin azatlısı Salim tahdis edip dedi ki: Abdurrahman b. Ebi Bekr ile birlikte Sa'd b. Ebi Vakkas'ın cenazesi ile çıktık. Aişe (r.anha)'nın adasının kapısının yanından geçtik. Aişe'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den diye aynısını zikretti. Yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-Eşraf

240.04

Bana Selemetü'bnü Şebîb rivayet etti. (Dediki): Bize Hasan b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Fuleyh rivayet etti. (Dediki): Bana Nuaym b. AbdiIIah Şeddad b. Had'ın azadlısı Salim'den naklen rivayet etti. Salim: ‘Ben Aişe (r.anha) ile birlikteydim’ diyerek Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen ondan bu hadisin mislini dinlediğini söylemiş. Yalnız Müslim rivayet etmiştir; Tuhfetu'l-fşraf, 10092 NEVEVİ ŞERHİ 242.sayfada DAVUDOĞLU AÇIKLAMA: Bu hadisi Buharî «Kitabu'I İlim» ve «Kitabu't-Tahare» de, Nesai «Kitabu'I-İlîm» de bazı lafız farkları ile muhtelif ravilerden tahriç etmişlerdir. Veyl: haksız yere dara düşen bir kimseye acıyarak söylenilen bir sözdür. Ebu Said-i Hudri (R.A.)'dan bunun cehennemde bir vadi olduğu rivayet edilir. Bazıları: «Veyl cehennemliklerin tenlerinden akan irindir.» demişlerdir. Bu kelime azab ve helak manasına kullanılan mastarlardandır. Fiil olarak kullanılmaz. A'kaab; akib'in cem'idir. Ökçeler demektir. Buhari'nin rivayetinde Resulellah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sesinin çıkabildiği kadar iki veya üç defa: «Vay ateşten ökçelerin haline...» diye nida buyurdu» denilmiştir. Anlaşılıyorki; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eshabının ökçelerinde yıkanmadık kuru yerler kaldığını müşahede etmiş. Allah'ın bu yüzden azap edeceğini kendilerine hatırlatarak abdesti hiç kuru yer bırakmamak şartiyle tertemiz almalarını emir buyurmuştur. ........ şeklinde de rivayet olunmuştur. Bu takdirde ma'na: «Ben Aişe'ye biat ediyorum» demek olur