Bize Saîd b. Mansûr ile Ebu'r-Rabi' rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammad b. Zeyd, Sabit El-Bünânî'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e on sene hizmet ettim. Vallahi buna hiç bir defa üf demedi. Bir şey için de: Niye böyle yaptın! Şöyle yapsaydın ya! demedi. Ebu'r-Rabi': «Bu hizmetçinin yaptığı şeylerden değil» cümlesini ziyade etti. Ama «Vallahi» dediğini anmadı
{M-51} Bize bu hadîsi Şeyban b. Ferruh dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Sellam b. Miskin rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit El-Bünânî, Enes'den bu hadîsin mislini rivayet etti
Bize bu hadîsi Ahmed b. Hanbel ile Züheyr b. Harb dahi hep birden İsmail'den rivayet ettiler. Lâfız Ahmed'indir. (Dedilerki): Bize İsmail b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül-Aziz, Enes'deıı rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medîne'ye geldiği vakit Ebû Talha elimden tutarak beni Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürdü. Ve : — Yâ Resûlallah! Enes akıllı çocuktur. Sana hizmet ediversin, dedi. Artık ben kendisine seferde ve hazarda hizmet ettim. Vallahi yaptığım bir şeyden dolayı bana, bunu niçin böyle yaptın; yapmadığım bir şey için de: Bunu niçin şöyle yapmadın? demedi
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni Numeyr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Zekeriyya rivayet etti. (Dediki): Bana Saîd (bu zat İbni Ebû Bürde'dir.) Enes'den rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e dokuz sene hizmet ettim. Bana hiç bir defa niye şöyle şöyle yaptın dediğini bilmiyorum. Bana hiç bir şeyi de ayıplamış değildir
(Bana Ebû Ma'n Er-Rakâşî Zeyd b. Yezid rivâyet etti. ki) ; Bize Ömer b. Yûnus haber verdi. ki): Bize İkrime (bu zât İbn Ammar'dır.) rivâyet etîi. ki): İshâk şunu söyledi: Enes ki): Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ahlâkça insanların en güzel-lerindendi. Bir gün beni bir hacet için gönderdi. Ben: Vallahi gitmem, dedim. Halbuki içimden Nebiyyullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'in bana emrettiği işe gitmek geliyordu. Derken dışarı çıktım. Tâ ki çocukların yanına uğradım. Onlar çarşıda oynuyorlardı. Birdenbire Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) arkamda kafamı tutuverdi. Ona baktım, gülüyordu: Enescik, sana emrettiğim yere gittin mi?» dedi. — Evet! Gidiyorum ya Resûlallah! dedim