Sahih Muslim
2279.01

Bana Ebu'r-Rabi Süleyman b. Dâvud El-Atekî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad (yâni İbni Zeyd) rivayet etti. (Dediki): Bize Sabit, Enes'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) su istemiş, kendisine geniş bir kab içinde su getirmişler, cemâat da abdest almaya başlamışlar. Enes demişki: Ben altmışdan seksen kişiye kadar tahmin ettim. Suya bakıyordum. Parmaklarının arasından kaynıyordu

2279.02

Bana İshâk b. Mûsâ EI-Ensârî de rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'n rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik rivayet etti. H. Bana Ebu't-Tâhir de rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vebb Mâlik b. Enes'den, o da İshâk b. AbdiIIah b. Ebî Talhâ'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen haber verdiki: ŞÖyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gördüm. İkindi namazının vakti gelmişti. Cemâat abdest suyu arıyor, fakat bulamıyorlardı. Derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e abdest suyu getirdiler ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hu kabın içine elini koydu. Cemaata da ondan abdest almalarını emir buyurdu. Enes demişki: Suyu gördüm parmaklarının altından kaynıyordu. Cemâat, abdest aldılar. Hattâ son neferine kadar abdest aldılar

2279.03

Bana Ebû Ğassan El-IMismaî rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz (yâni İbni Hişam) rivayet etti. (Dediki): Bana babam Katâde'den rivayet etti. (Demişki): Bize Enes b. Mâlik rivayet ettiki: Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabı ile birlikte Zevrâ'da içinde su bulunan kab istedi. Râvi demiş ki: Zevrâ' Medine'de çarşı ile mescidin yanında bir yerdedir ve avucunu suya koydu. Derken parmaklarının arasından kaynamağa başladı ve bütün ashabı abdest aldılar. Râvi demiş ki: Ben — Kaç kişi idiler yâ Ebû Hamza? diye sordum. — Üç yüz kişi kadardılar! cevâbını verdi

2279.04

Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Cafer rivayet etti. (Dediki): Bize Said Katâde'den, o da Enes'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zevra'da imiş. Kendisine bir kabla su getirmişler. Parmaklarını örtmüyormuş. Yahut parmaklarını örtecek kadarmış... Bundan sonra râvi Hişâm'ın hadîsi gibi mıklctmiştir