Sahih Muslim
2218.01

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Muhammed b. Münkedir ile Ömer b. Ubeydillah'ın azatlısı Ebu'n-Nadr'dan dinlediğim, onların da Âmir b. Sa*d b. Ebî Vakkâs'dan, onun da babasından naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Âmir, babasını Usâme b. Zeyd'e: Sen Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den taun hakkında ne işittin? diye sorarken dinlemiş. Usâme şunu söylemiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Taun bir ricz yahut bir azabdır. Benî İsrail'e yahut sizden öncekilere gönderilmiştir. Bir yerde onun zuhur ettiğini işittiniz mi oraya gitmeyin! Bir yerde zuhur ederse siz de orada bulunursanız, ondan kaçmak için oradan çıkmayın!» buyurdular. Ebu'n-Nadr: «Sizi ancak ondan kaçmak çıkarır.» demiştir

2218.02

Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb ile Kuteybe b. Saîd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muğîre (İbni Ka'neb nesebini de belirterek ibni Ahdirrahman El-Kureşî dedi.) Ebu'n-Nadr'dan, o da Âmir b. Sa'd b. Ebî Vakkâs'dan, o da Usâme b. Zeyd'den naklen haber verdi. Üsâme şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Taun azab alâmetidir. Allah (Azze ve Celle) onunla kullarından bâzı kimseleri imtihan eder. Onu işittiniz mi, bulunduğu yere girmeyin. Bir yerde zuhur eder de, siz de orada bulunursanız ondan kaçmayın!» buyurdular. Bu hadîs Ka'nebî'nindir. Kuteybe'ninki de onun gibidir

2218.03

Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Muhammed b. Münkedir'den, o da Âmir b. Sa'd'dan, o da Usâme'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Muhakkak ki bu taun sizden öncekilere yahut Benî İsrail'e musallat kılınmış bir azabdır. Bir yerde zuhur ederse, siz ondan kaçmak için oradan çıkmayın. O bir yerde bulunuyorsa, oraya da girmeyin!» buyurdular

2218.04

Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Amr b. Dinar haber verdi. Ona da Âmir b. Sa'd haber vermişki: Bir adam Sa*d b. Ebî Vakkas'a taun'u sormuş da Usâme h. Zeyd: Onu sana ben haber vereyim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «O Allah'ın Benî İsrail'den bir taifeye yahut sîzden önce geçen bâzı insanlara gönderdiği bir azab yahut ricz'dir. Bir yerde onu işittiniz mî oraya onun üzerine girmeyin! Bir yerde sîzin üzerinize girerse, ondan kaçarak oradan çıkmayın!» buyurdular, demiş

2218.05

{m-95} Bize Ebu'r-Rabi' Süleyman b. Dâvud ile Kuteybe b. Saîd de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd (Bu zât Zeyd'dir.) rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. Her iki râvi Amr b. Dinar'dan, İbni Cüreyc'in isnadı ile onun hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır

2218.06

Bana Ebu't-Tahİr Ahmed b. Amr ile Harmele b. Yahya rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize îbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Âmir b. Sa'd, Usâme b. Zeyd'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi ki, şöyle buyurmuşlar: «Şüphesiz bu ağrı veya hastalık bir azabdır. Onunla sîzden önceki bâzı ümmetler azab olunmuşlar; ondan sonra yeryüzünde kalmıştır. Bâzan gider, bâzan gelir. Her kim onun bir yerde zuhur ettiğini işitirse sakın onun üzerine gitmesin. Ve her kim onun zuhur ettiği yerde bulunursa, sakın ondan kaçmak için kendisini oradan çıkarmasın!» buyurmuşlar

2218.07

{m-95} Bize bu hadîsi Ebû Kâmil El-Cahderî de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-Vâhid (yâni İbni Ziyâd) rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den Yûnus'un isnadı ile onun hadîsi gibi rivayette bulundu

2218.08

No translation available for this language.

2218.09

{m-97} Bize bu hadîsi Ubeydullah b. Muâz dahî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be bu isnadla rivayet etti. Şu kadar var ki o, hadîsin başındaki Ata' b. Yesar kıssasını anmadı

2218.10

{m-97-2} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' Süfyân'dan, o da Habîb'den, o da İbrahim b. Sa'd'dan, o da Sa'd b. Mâlik ile Huzeyme b. Sabit ve Usâme b. Zeyd'den naklen rivayet etti. (Demişlerki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu... Râvi Şu'be'nin hadîsi mânâsında rivayette bulunmuştur

2218.11

{m-97-3} Bize Osman b. Ebî Şeybe ile tshâk b. İbrahim ikisi birden Cerîr'den, o da A'meş'den, o da Habîb'den, o da İbrahim b. Sa'd b. Ebî Vakkâs'dan naklen rivayet ettiler. İbrahim şöyle demiş: Usâme b. Zeyd ile Sa'd oturmuş konuşuyorlardı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: ... dediler. Râvi yukarkilerin hadîsi gibi rivayette bulunmuştur

2218.12

{m-97-4} Bana bu hadîsi Vehb b. Bakıyye dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (yâni Tahhân) Şeybânî'den, o da Habîb b. Ebî Sâbit'ten, o da ibrahim b. Sa'd b. Mâlik'den, o da babasından, o tla Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen yukarkilerin hadîsi gibi haber verdi