Bize Abdü'l-A'lâ b. Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme, Sabit EI-Bûnânî'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Abdullah b. Ebî Talhate'l-Ensâri doğduğu vakit onu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürdüm. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir aba içinde devesini katranlıyordu. (Bana) : «Yanında kuru hurma var mı?» diye sordu. — Evet! dedim. Ve kendilerine birkaç hurma verdim. Onları ağzına atarak çiğnedi. Sonra çocuğun ağzını açtı ve hurmayı içine püskürdü. Çocuk onu yalamaya başladı. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ensar’ın sevgilisi hurmadır.» buyurdu. Ve çocuğa Abdullah adını verdi
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Hârûn rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Avn İbni Sîrîn'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen haber verdi. Enes şöyle demiş: Ebu Talha'nın hasta bir oğlu vardı. Ebu Talha (bir haceti için) dışarı çıktı ve çocuk öldü. Ebu Talha döndüğü vakit: - Oğlum ne yapıyor? diye sordu. Ümmü Süleym: - O eskisinden daha sakindir, dedi. Ve oda akşam yemeğini yedi. Sonra Ümmü Süleym'e yakınlık etti. Bundan fariğ olunca Ümmü Süleym: — Çocuğu defnedin! dedi. Sabaha çıkınca Ebû Talha Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek (olanı) ona haber verdi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu gece gelin güveyi oldunuz mu?» diye sordu. — Evet! cevâbını verdi. «Allahım Bunlara bereket ver!» diye dua etti. Sonra Ümmü Süleym bir oğlan doğurdu. Ebû Talha bana : — Bunu yüklen de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götür, dedi. Enes çocuğu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürmüş. Ümmü Süleym onunla birkaç kuru hurma göndermişmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çocuğu almış ve : «Enes'in yanında bir şey var mı?» diye sormuş. — Evet! Birkaç hurma var, demişler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu hurmaları alarak çiğnemiş. Sonra onları ağzından alarak çocuğun ağzına koymuş. Sonra tahnik yapmış ve çocuğa Abdullah ismini vermiş
{…} Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Mes'ade rivayet etti. (Dediki): Bize Ibni Avn, Muhammed'den, o da Enes'den naklen bu kıssa ile Yezid'in hadîsi gibi rivayette bulundu. İzah 2145 te Bu sayfa’nın devamı niteliğindeki sayfa –ki yukarki hadis’in gemiş rivayetini içeriryor- için buraya tıklayabilirsiniz
Bana Muhammed b. Hatim b. Meymûn rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğire Sabit'ten, o da Enes'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Ebû Talha'nın Ümmü Süleym'den bir oğlu vefat etti de Ümmü Süleym ailesi efradına. Ebû Talha'ya ben söylemedikçe oğlundan bahsetmeyin! dedi. Müteakiben Ebû Talha geldi, O da kendisine akşam yemeği getirdi. Ebû Talha yedi içti. Sonra Ümmü Süleym ona bundan önce yaptığının en güzeliyle zinetlendi. O da kendisine yakınlık etti. Ümmü Süleym onun kendisine cim'a edip doyduğunu görünce şunu söyledi: __ Yâ Ebâ Talha! Ne dersin? Bir kavm, bir aileye emânet verseler de, sonra emânetlerini isteseler. Onları vermeyebilirler mi? Ebû Talha : — Hayır! dedi. — Öyleyse oğlunu hesaba kat! dedi. Bunun üzerine Ebû Talha kızdı. Ve : — Beni pisleninceye kadar bıraktın, sonra bana oğlumu haber verdin! (Öyle mi) dedi. Hemen kalkıp giderek Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e vardı. Ve olanı ona hsber verdi. Rtesûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Geçen geceniz hakkında Allah size bereket ihsan etsin!» buyurdu. Derken Ümmü Süleym hâmile kaldı. Müteakiben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir seferde idi. Ümmü Süleym de beraberinde bulunuyordu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir seferden Medine'ye geldiği vakit oraya geceleyin girmezdi. Medine'ye yaklaştılar. Ümmü Süleym'i doğum sancısı tuttu. Bu sebeple Ebû Talha onun başında kaldı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gitti. Ebû Talha şöyle diyordu: — Sen pekâlâ bilirsin yâ Rahbi! Ki Resulün çıktığı zaman onunla beraber çıkmak, girdiği zaman da onunla beraber girmek benim hoşuma gider. Fakat şu gördüğün şeyle kapandım kaldım. Ümmü Süleym : — YA Ebâ Talha, duyduğum sancıyı duymaz oldum. Git! dedi. Biz de gittik. Geldikleri zaman Ümmü Süleym'i (yine) doğum sancısı tuttu ve bir oğlan doğurdu. Annem bana : — Yâ Enes! Bu çocuğu y&rın sabah sen Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürmedikçe kimse emziremez, dedi. Sabahlayınca Enes çocuğu yüklendi. Ve onu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirdim. Ona elinde bir dağlama âleti olduğu halde rastladım. Beni görünce : «Galiba Ummü Süleym doğurdu!» buyurdular. — Evet! dedim. Hemen dağlama âletini bıraktı. Ben de çocuğu getirerek kucağına koydum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Medine'nin Acve (hurma) sından bir hurma istedi ve onu eriyinceye kadar ağzında çiğnedi. Sonra çocuğun ağzına çaldı. Çocuk onu yalanmaya başladı. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Ensârın hurmayı sevmelerine bakın!» buyurdu. Çocuğun yüzüncü sildi. Ve ona Abdullah ismini verdi
{m-107} Bize Ahmed b. Hasen b. Hırâş rivayet etti. (Dediki): Bize Amr b. Âsim rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğire rivayet etti. (Dediki): Bize Sâbit rivayet etti. (Dediki): Bana Enes b. Mâlik rivayet etti. (Şöyle demiş): Ebû Talha'nın bir oğlu vefat etti... Râvi hadisi yukarki gibi nakletmiştir