Sahih Muslim
1885.01

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Saîd b, Saîd'den, o da Abdullah b. Ebî Katâde'den, o da Ebû Katade'den, naklen rivayet ettiki, Abdullah, Ebû Katâde'yi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ederken dinlemiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aralarında ayağa kalkarak onlara : Allah yolunda cihâdla îmânın amellerin en faziletlisi olduğunu söylemiş Bunun üzerine bir adam kalkarak : — Yâ Resûlâllahî Ne buyurursun, ben Allah yolunda öldürülsenı günahlarım affolunur mu? Demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de ona : «Evet, ihlâsla sabrettiğin halde ileri gidip gerî dönmeyerek Allah yolunda öldürülürsen!» buyurmuş. Sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Nasıl dedin?» diye sormuş. Adam: — Ne buyurursun, ben Allah yolunda öldürülürsem günahlarım affolunur mu? demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Evet İhlâsla sabrettiğin halde, ileri gidip geri dönmeyerek Allah yolunda öldürülürsen!.. Yalnız borç müstesna! Gerçekten bunu bana Cibril aleyhisselâm söyledi.» buyurmuşlar

1885.02

{…} Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. EI-Mösennâ rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yezîd b. Hârûn rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya (yânî İbni Saîd), Saîd b. Ebî Saîd El-Makburî'den, o da Abdullah b. Ebî Katâde'den, o da babasından naklen haber verdi. Şöyle demiş : Bir adam Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ne buyurursun, ben Allah yolunda ödlürülürsem... dedi. Râvî, Leys'in hadîsi mânâsında rivayette bulunmuştur

1885.03

Bize Saîd b. Mansûr da rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Amr b. Dinar'dan, o da Muhammed b. Kays'dan naklen rivayet etti. H. Süfyan demiş ki: Bize Muhammed b. Aclân da, Muhammed b. Kays'dan, o da Abdullah b. Ebî Katâde'den, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen —biri diğerinden fazla ederek— rivayette bulundu ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) minberde iken bir adam gelerek : — Ne buyurursun, ben kılıcımla vurursam..,» demiş. Râvî hadîsi, Makburî'nin hadîsi gibi rivayet etmiştir. İzah 1885 te