Bize Kutaybetü'bsnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Kabi' b. Sabrate'l-Cühenî'den, o da babası Sebrâ'dan naklen rivayet etti ki. (Şöyie demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mut'a için bize izin verdi. Bunun üzerine bir zat ile ben Benî Âmîr'den bir kadına gittik. Kadın uzun boyunlu dişi deve gibi bîr şeydi. Ona kendimizi arz ettik. Kadın (bana): Ne vereceksin? dedi. Ben: — Kaftanımı cevâbını verdim. Arkadaşım da: — Kaftanımı veririm, dedi. Arkadaşımın kaftanı benimkinden daha güseldi. Ama ben arkadaşımdan daha genç îdim. Kadın arkadaşımın kaftanına bakınca onu, bana bakınca da benî beğendi. Sonra : — Sen ve kaftanın bana kâfidir, dedi. Bunun üzerine onunla üç gece bîr arada kaldım. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kimin yanında şu mut'a yaptığı kadınlardan biri varsa, ona hemen yol versin» buyurdular
Bize Ebu Kâmil Fudayl b. Hüseyin El-Cahterî rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr yani ibni Mufaddal rivayet etti. (Dediki): Bize Umâratu'bnu Gaziyye, Rabi' b. Semra'dan naklen rivayet eyledi ki, Babası Mekke'nin fethinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte gaza etmiş. (Demişki): «Orada onbeş gece —yani geceleri de sayılırsa otuz gün— kaldık; Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize kadınlarla mut'a yapmak için izin verdi. Derken ben kavmimden bir zat ile birlikte dışarı çıktım. Güzellik hususunda benim ona üstünlüğüm vardı. Arkadaşım çirkine yakın bir adamdı. Her birimizin kaftanı vardı. Fakat benim kaftanım eski, amcaoğlunun kaftanı ise yepyeni bir şeydi. Mekke'nin alt tarafına yahut üst tarafına vardığımız vakit bize uzun boyunlu dişi deve gibi (endamlı) bir kadın rastladı. (Kendisine) : — Bizden birimizle mut'a yapmaya razı olur musun? dîye sorduk. Kadın: — Ne verirsiniz? dedi. Biz de her birimiz kaftanımızı yaydık. Kadın her ikimize bakmaya başladı. Arkadaşım kadının yanıbaşına baktığını görünce : — Bunun kaftanı eskidir. Benim kaftanım ise yepyenidir, dedi. Kadın ise iki veya üç defa : — Onun kaftanının zararı yok mukabelesinde bulundu. Sonra kadınla ben mut'a yaptım ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mut'a'yı haram edinceye kadar yanından çıkmadım.»
{…} Bana Ahmed b. Saîd b. Sahr Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Nu'man rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Umaretü'bnü Gaziyye rivayet eyledi. (Dediki): Bana Rabi' b. Sebrate'l-Cühenî, babasından rivayet etti. (Şöyle demiş): «Fetih yılında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Mekke'ye müteveccihen yola çıktık...» Râvî Beşir hadîsi gibi rivayette bulunmuş. Şunu da ziyâde etmiştir: «Kadın bu işe yarar mı? dedi.» Bu hadisde: «Bunun kaftanı eski püsküdür, dedi» cümlesi de vardır
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Abdil Azız b. Ömer rivayet etti. (Dediki): Bana Rabi' b. Sebrete'l-Cühenî rivayet etti. Ona da babası anlatmış ki; kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile berabermiş. Efendimiz şöyle buyurmuşlar : «Ey cemâat! Ben size kadınlarla mut'a hususunda izin vermiştim. Ama artık Allah bunu kıyamet gününe kadar haram kılmıştır. imdi kimin de yanında bu gunâ kadınlardan biri varsa ondan hemen arınsın. Hem o kadınlara verdiğiniz şeylerden hiç birini geri almayın.»
{…} Bize bu hadisi Ebu Bekr b. Ebu Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdetu'bnu Süleyman, Abdul Aziz b. Ömer'den naklen bu isnadla rivayette bulundu. Sebra: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Kabe'de rükün ile kapının arasında ayakta gördüm.» demiş. ibni Numeyr hadîsinde olduğu gibi söylüyormuş
Bize ishâk b. ibrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem haber verdi. (Dediki): Bize ibrahim b. Sa'd, Abdülmelik b. Rabi' b. Sebrate'l-Cuhenî'den, o da babasından, o da dedesinden naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): «Fetih yılında Mekke'ye girdiğimiz vakit Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mut'a yapmamızı emir buyurdu. Artık ondan bizi nehyedinceye kadar mut'a'dan çıkmadık.»
Bize Yahya b. Yahya rivayet etts, (Dediki): Bize Azîz b. Rabi' b. Sebrate'bni Ma'bed haber verdi. (Dediki); Babam Rabi' b. Sebra'yi, babası Sebratü'bnu Ma'bed'den naklen rivayet ederken dinledim. Mekke'nin fethi yılında Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} kadınlarla mut'a yapmayı emir buyurmuş. Sebra demişki: Bunun üzerine ben ve Benî Suley kabilesinden bir arkadaşım dışarı çıktık. Nihayet Benî Âmir kabilesinden bir kadın bulduk. Kadın uzun boyunlu dişi deve gibi (endamlı) idî. Kadın'a mut'a teklifinde kulunduk. Ve kendisine kaftanlarımızı arz ettik. Kadın bana bakıyor, benî. arkadaşımdan güzel görüyor; arkadaşımın kaftanını da benim kaftanımdan güzel görüyordu. Bu hususta bir müddet nefsiyle istişareden sonra beni arkadaşıma tercih etti. Bu suretle kadınlar bizimle beraber üç gece kaldılar. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlardan ayrılmayı bize emir buyurdu
Bîze Amrun-Nâkid ile Ibni Numeys rivâyeî ettiler. (Dediierki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Zuhrî'den, o da Rabi' b. Sebra:dan. o da babasıbdan naklen rivayet elti ki. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mut’a nikahından nehi buyurmuş
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki}: Bize ibni Uleyye, Ma'mer'den o da Zühri'den, o da Rabi b. Sebra'dan o da babasından naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem) kadınlarla mut'a yapmayı fetih gününde nehi buyurmuş
Bana bu hadîsi Hasan El-Hulvanî ile Abd b. Humeyd, Ya'kub b. ibrahim b. Sa'd'dan rivayet ettiler. (Demişki): Bana babam, Sâlih'den naklen rivayet elti. (Demişki): Bize ibni Şihâb, Rabi' b. Sebrate'l-Cuheni'den, o da babasından naklen haber verdi. Babası Rabi'a, Resulullah (Sallallahu Aleyhı've Sellem)'in fetih zamanında mut'a'dan yani kadınlarla mut'a yapmaktan nehi buyurduğunu ve kendisinin iki kırmızı kaftan mukabilinde mut'a yapmış olduğunu haber vermiş
Bana Harmeletu'bnu Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus haber verdi, ibni Şihâb şöyle demiş: Bana Urvetü'bnü Zubeyr haber verdi ki, Abdullah b. Zübeyr Mekke'de ayağa kalkmış ve bir zat'a ta'rizde bulunarak: «Şüphesiz ki, bazı insanların Allah gözlerini kör ettiği gibi, kalblerini de kör etmiş. Nikâhı mut'a'ya fetva veriyorlar.» demiş. Bunun üzerine o zât kendisine nida ederek: «Sen hakikaten kaba saba bir adamsın. Ömrüme yemin ederim ki, mut'a imâmül-müttekin zamanında yapılırdı.» demiş. Bununla Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj'i kasdetmiş. ibni Zübeyr ona şu mukabelede bulunmuş — Öyle ise kendini bir dene. Vallahi sen bunu yaparsan seni taşlarınla recm ederim. ibni Şihâb şöyle demiş: Bana Halid b. Muhacir b, Seyfullah haber verdi ki. kendisi bir zâtın yanında otururken o zât'a bir adam gelerek mut'a hususunda fetva istemiş. O da mut'a yapmasını emretmiş. Bunun üzerine ibni Ebî Amrate'l-Ensâri ona : — Ağır ol! demiş. O zât: — Ne o? Vallahi mut'a imamul muttekîn zamanında yapılmıştır. Mukabelesinde bulunmuş. ibni Ebî Amra: «Mut'a islâm'ın ilk zamanlarında muztar kalanlar için iaşe, kan ve domuz eti (yemek) gibi bir ruhsattı. Sonra Allah dîni muhkem kıldı ve bundan nehi buyurdu.» demiş. ibni Şîhâb şöyle demiş : Bana Rabi' b. Sebrate'I-Cuheni haber verdi ki, babası şunu söylemiş: «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında iki kırmızı kaftan mukabilinde Benî Âmir kabilesinden bir kadınla mut'a yapmıştım. Sonra bizi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mut'a'dan nehi buyurdu.» ibni Şîhâb demişki: «Ben Rabi' b. Sebra'yı, Ömer b. Abdil Azîz'e bunu anlatırken oturduğum yerden dinledim.»
Bana Selemetü'bnü Şebîb rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kıl, ibni Ebî Able'den, o da Ömer b. Abdilâzîz'den naklen rivayet eyledi. Şöyle demiş: Bize Rabî' b. Sebrate'l-Cühenî, babasından naklen rivayet eyledi ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mut'a'dan nehyetmiş ve: «Dikkat edin! Mut'a şu gününüzden kıyâmet gününe kadar haramdır; kim bîr şey verdi ise onu (geri) almasın!» buyurmuşlar