Bize İshâk b. İbrahim El Hanzalî rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Mansûr'dan, o da Mücâhid'den, o da Tâvûs'dan, o da İbnî Abbâs'tan naklen haber verdi. İbni Abbâs şöyle demiş: Resulullah Mekke'nin felih edildiği gün : «Artık hicret yoktur. Lâkin cihâd ve niyet vardır. Gazaya çağrıldığınız zaman hemen gidin.» buyurdu. Yine fetih yani Mekke'nin fethi günü: «Şüphesiz ki bu beldeyi Allah göklerle yeri yarattığı gün haram kılmıştır. Binâenaleyh o, Allah'ın haram kılmasıyla kıyamet'e kadar haramdır. Benden önce bu beldede hîç bir kimseye harp helâl olmamıştır. Buna da ancak gündüzün bir saatında kıtal helâl olmuştur. O, Allah'ın haram kılmasıyla kıyamet günün'e kadar haramdır. Dikeni kesilmez; avı ürkütülmez, İlân edenden başkası, onda bulduğu eşyayı alamaz. Yaş otu da kesilemez.» buyurdular. Bunun üzerine Abbâs : — Yâ Resûlallah! Yalnız izhir müstesna. Çünkü o Mekke'nin demircilerîyle evlerine lâzımdır, dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de: — (Evet) Yalnız izhir müstesna, buyurdular
{…} Bana Muhammed b. Râfî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Adem rivayet etti. (Dediki): Bize Mufaddal, Mansûr'dan bu isnâdda bu hadisin mislini rivayet etti ama «Göklerle yeri yarattığı gün ifâdesini söylemedi. Hem kıtal yerine katıl dedi ve: «Bu beldede bulunan şeyi ilân edenden başkası alamaz» şeklinde rivayette bulundu
Bize Yahya b. Yahya ile İshâk b. İbrâhîm rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Cerir, Mansûr'dan, o da Mücâhid'den, o da Tâvûs'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen haber verdi. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Fetih (yânî) Mekke'nin fethi günü : «Hicret yok! Ve lâkin crhâd ve niyet (var!) Sefere çağırıldığınız zaman hemen gıdın!» buyurdular
{…} Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe ile Ebû Kureyb de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Vekî', Süfyân'dan rivayet etti. H. Bize İshâk b. Mansur ile İbni Râfi' dahi Yahya b. Âdem'den rivayet ettiler. (Demişkî): Bize Mufaddal (yânı îbni Mühelhil) rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd de rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeyduilah b. Mûsâ, İsrail'den naklen haber verdi. Bu râvilerin hepsi Mansûr'dan bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. İzah 1864 te