Muwatta Malik
Sahih
1598

Enes b. Malik (r.a.)'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Medine halkı için şöyle dua etti: «Allahım! Onların ölçeklerini bereketlendir. Sa' ve müdlerini bereketli kıl.»

Sahih
1599

Ebu Hureyre (r.a.) şunları anlattı: insanlar turfanda meyveyi gördüklerinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e getirirler, o da meyveyi eline alınca: «— Allah'ım! meyvelerimizi bize bereketlendir, Medine'mizde bize bolluk ver, sa' ve müddümüzde bize bereketler ihsan eyle, Allah'ım Şüphesiz ki İbrahim senin kulun, halil'in (dostun) ve peygamberindir. Ben de senin kulun ve peygamberinim. O Mekke için sana dua etti. Ben de Medi­ne için sana dua ediyorum. Onun Mekke için senden talep ettiğinin benzerini ve bir misli fazlasını senden talep edi­yorum» Sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gördüğü en küçük çocuğu çağırır, bu meyveyi ona verirdi

Sahih
1600

Zübeyr b. Avvam'ın azadlı kölesi Yuhannes şunları anlattı: «Fitne zamanında Abdullah b. Ömer (r.a.)'ın yanında oturuyordum. Azat ettiği bir cariye gelerek ona selam verdi ve: «— Ya Eba Abdurrahman ben Medine'den çıkmak istiyorum. Açlık sıkıntısı çekiyoruz.» deyince: «— Otur ey akılsız! Şüphesiz ki ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işittim: «Medine'nin mihnet ve sıkıntısına sabreden kimseye, kuşkusuz kıyamet gününde şefaatçi veya şahîd olurum.»

Sahih
1601

Cabir b. Abdullah anlatıyor: «Bir bedevi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e müslüman olmak üzere biat etti. Daha sonra Medine'de sıtma hastalığına yakalanınca Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelip: «— Ya Resulallah! Biatimi boz.» dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kabul etmedi. Daha sonra tekrar gelip: «— Biatimi boz» dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yine kabul etmeyince bedevi tekrar gelip: «— Benim biatimi boz» dedi. Bu defa da Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem isteğini kabul etmeyince, bedevi çıkıp gitti. Bunun üzerine Resulul­lah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Şüphesiz ki Medine şehri demirci körüğü gibidir. (Nasıl ki körük demir üzerindeki kir ve pası giderirse) Medine şehri de kötüleri atar. İyiler orada kalır» buyurdu

Sahih
1602

Ebu Hureyre (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i işittim şöyle bu­yurdu: «— Rabbim bana öyle bir şehre hicret etmemi emretti ki bu diğer bütün şehirlere galip gelip hükmeder. İnsanlar ona Yesrib diyorlar, onun ismi Medine'dir. Körüğün demirin pasını giderdiği gibi Medine de kötü insanları yok eder, dışarı atar.»

Sahih
1603

Urve'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «Medine'den hoşlanmıyarak sevabını istemeyerek çıkan birinin yerine Allah daha hayırlı kimseleri getirir» buyurdu

Sahih
1604

Ebu Züheyr oğlu Süfyan'dan: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i işittim Şöyle buyurdu: «Yemen fethedilecektir. Medine'lilerden bir grup ailelerini ve kendilerine tabi olanları alıp Yemen'e göçeceklerdir. Halbuki —bilseler— Medine kendileri için daha hayırlıdır. Şam da fethedilecektir. O zaman Medine'lilerden bir grup ailelerini ve kendilerine uyanları alıp Şam'a göçeceklerdir. Halbuki —bilseler— Medine kendileri için daha hayırlıdır. Irak da fethedilecektir. O zaman da Medine halkından bir grup ailelerini ve kendilerine uyanları alıp Irak'a göç edeceklerdir. Bilseler Medine kendileri için daha hayırlıdır.»

Hasan
1605

Ebu Hureyre (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Medine şu en güzel haliyle terkedilecek. Hatta köpek ve kurt mescide girip, mescidin bir kısım direklerine veya minbere siğecek (çişleyecek).» buyuranca: «— Ya Resulallah o zaman meyveler kimin olacak?» dediler. «— Rızıklarını arayan kuş ve yırtıcı hayvanların olacak» buyurdu

Maqtu Daif
1606

İmam Malik'e şöyle rivayet edildi: Ömer b. Abdülaziz, Medine'den çıkacağı zaman ona yönelip ağladı, sonra yanında bulunan arkadaşına seslenerek: «— Ey Müzahim! Medine'nin barındırmayıp dışarı sürdüğü kimselerden olmamızdan korkuyor musun?» dedi

Sahih
1607

Enes b. Malik'ten: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Uhud dağı görününce şöyle dedi: «Bu öyle bir dağdır ki biz onu severiz, o da bizi sever. Allahım! İbrahim, Mekke'yi harem (kutsal) kıldığı gibi, ben de iki kara taşlığın arasındaki Medine'yi harem kılıyorum.»

Previous section
Page 1 of 3
Next section