Muwatta Malik
Sahih
1009

Abdullah b. Abbas'dan: Sa'd b. Ubade, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den fetva isteyerek; «— Annem nezir borcu varken vefat etti, adağını yerine getiremedi.» dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem da; «— Öyleyse onun yerine adağını sen yerine getir»» buyurdu. Diğer tahric: Buhari, Vesaya; Müslim, Nezr

Mauquf Daif
1010

No translation available for this language.

Maqtu Daif
1011

Abdullah b. Ebî Habibe'den: Henüz gençtim. Bir adama: «— Beytullah'a kadar yürüyeceğim, desem de Beytullah'a kadar yürümek bana nezir olsun demesem ne lazım gelir?» diye sordum. Adamın biri de bana elindeki küçük bir salatalığı göstererek: «— Beytullah'a kadar yürüyeceğim dersen bunu sana vereceğim» dedi. Ben de: «— Evet, Beytullah'a kadar yürüyeceğim» dedim. Henüz o zamanlar gençtim. Biraz bekledikten sonra durumu anladım. Bana: «—Yürümen lazım» denildi. Ben hemen Said b. Müseyyeb'e gelerek durumu arzettim, o da bana: «— Yürümen lazım.» deyince, ben de yürüdüm. İmam Malik der ki: Bu konuda durum biz Medine'liler ara­sında da aynıdır

Mauquf Hasan
1012

No translation available for this language.

Maqtu Daif
1013

No translation available for this language.

Maqtu Sahih
1014

İmâm-ı Mâlik der ki: Köleleri kendilerinden önce müslüman olan, Yahudi ve Hıristiyanın müslüman çocuğu bu köleye varis olur. Şayet köleleri (kendilerinden sonra), azad edilirken müslüman olmuş ise, daha önce müslüman olan Yahudi ve Hıristiyan bir kişinin çocuğunun bu müslüman kölenin velâsından hiçbir hakkı yoktur. Çünkü ne Yahudi ne de Hıristiyanın velâ hakkı olmaz. Bu müslüman kölenin velâsı, müslüman cemaate aittir

Sahih Lighairihi
1015

Nafi'den: Abdullah b. Ömer şöyle derdi: Mükateb, yapmış olduğu mükatebe Kitabet, kölenin, efendisi ile anlaşarak azat bedelini ödeyince hür olmak üzere azat bedelini kazanması için serbest bırakılmasıdır. Mükateb, efendisi ile arasında kitabet akdi olan köleye denir. Köle, çalışıp kazanarak azat bedelini efendisine getirdiği zaman Kür olur. Mükateb, kazancına efendisinin sahip oluşu dışında, köle hükümlerine tabidir. anlaşmasından üzerinde bir miktar borç kaldıkça köledir. Amr b. Şuayb -babası- dedesi senediyle merfu olarak gelmiştir. Ebu Davud, Itk, 28/1; İbn Mace, Itk, 19/3; Şeybanî

Mauquf Sahih
1016

Kasım b. Muhammed'den: Abdullah b. Abbas'a bir kadın gelerek: «— Oğlumu kurban kesmeyi nezrettim» dedi. îbn Abbas: «— Oğlunu kesme, yemin kefareti ver.» dedi. Bu sırada İbn Abbas'ın yanında oturan bir ihtiyar söze karışarak: «— Bu konuda kefaret nasıl olur?» dedi. İbn Abbas da: «— Zıhar yapan gibi öder» diyerek şu ayeti kerimeyi okudu: «içinizden zıhar yapanların karıları onların anaları değildir. Anaları kendilerini doğuranlardan başkası de­ğildir... Kadınlarından zıhar ile ayrılmak isteyip de sonra sözlerini geri alanlar birbirleriyle temas etmeden Önce bir köle azat etmeleri gerekir. İşte size bununla Öğüt veriliyor. Allah, ne yaparsanız hakkıyla haberdardır. Fakat kim (bunu) bulamazsa yine birbirleriyle temas etmeden önce aralıksız iki ay oruç (tutsun). Buna da güç yetiremezse, alt­mış yoksul doyursun.»[Mücadele]

Sahih
1017

Hz. Aişe, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'ın şöyle buyurduğunu naklediyor: «Kim Allah'a itaat etmeye nezrederse ona itaat etsin, kim de Allah'a isyana nezir ederse Allah'a asi olmasın.»

Mauquf Sahih
1018

No translation available for this language.

Previous section
Page 1 of 2
Next section