Sunan Ibn Majah
Sahih
2882

No translation available for this language.

Hasan
2883

El-Fadl bin Abbâs veya Abdullah bin Abbâs (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: Hacc'a gitmek isteyen kimse acele etsin. Çünkü bazen kişi hastalanır, binit hayvanı kaybolur ve (hacca gitmeyi engelleyici) iş peyda olur (meydana gelir)." Not: Zevâid'de şöyle denilmiştir : Bunun senedinde İsmail Ebû Halife Ebû İsrâîl el-Melai bulunur. İbn-i Adi onun hakkında: Onun rivayet ettiği hadislerin hepsi sıka, rivayetlerine aykırıdır, demiş. Nesâi de onun zayıf olduğunu söylemiş ve Cürcâni onun müfteri ve doğru yoldan sapmış kişi olduğunu söylemiştir. Evet; «Kim hacc'a gitmek isterse acele etsin» hadisini başka bir senedle Hâkim rivayet etmiş ve hadisin sahih oldujunu söylemiştir. Ebû Dâvûd da onun gibi o hadisi rivayet etmiştir

Daif
2884

Ali (r.a.)'den; Şöyle demiştir: "Oraya yol bulabilen insanlara Allah için Ka'be'yi hac etmeleri farzdır." (Âl-i îmrân; 97) âyeti inince sahâbîler; Yâ Resûlallah! Hac her yılda (farz nı)? dediler. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sustu. Sonra sahâbîler! Her yılda mı (hac etmek farz kılındı) ? diye sordular. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hayır. Eğer ben evet deseydim (her yıl hac etmek) vâcib olurdu,» buyurdu. Bunun akebinde; Ey imân edenler! Size açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayınız" (Mâide 101.) âyeti indi

Sahih
2885

Enes bin Mâlik (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre sabâbîler: Yâ Resûlallah! Hacc'a gitmek her yılda (mı farzdır)? dediler. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (onlara cevaben): «Eğer ben evet deseydim (her yıl hac etmek) vâcib olurdu, vâcib olsaydı bunu ifâ edemezdiniz ve ifâ etmeseydiniz tazîb edilirdiniz.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu sened salıihtir. çünkü Muhammed bin Ebi Ubeyde bin Maan bin Abdirrahman bin Abdillah bin Mes'üd sika'dır. Babası da onun mislidir

Sahih
2886

(Abdullah) bin Abbâs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: El-Akra bin Habis, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: Yâ Resûlallah! Hac her yıl (mı) veya (hayatta) bir defa (mı farzdır), diye sordu? Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (buna cevaben): «Hac, her yıl değil, (hayatta) bir defa farzdır. Bundan sonra kim (birden fazla hac) yapabilirse o (fazla hac) nafiledir» buyurdu

Sahih
2887

Ömer (bin el-Hattâb) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle -buyurmuştur: Hac ve Umre'yi ard arda yapınız. Çünkü bunları ard arda yapmak demirci körüğü demirin kirini, pasını giderdiği gibi fakirliği ve günahları giderir. Ebu Bekir bin Ebî Şeybe ... senediyle de Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu hadisinin mislini (yine) Ömer bin el-Hattab (r.a.)'den bize rivayet etti. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu iki senedin dönüm noktası ravi Asım bin Ubeydillah'tır. Bu ravi zayıftır. Bu metin İbn-i Mes'üd (r.a.)'ın hadisi olarak sahlhtir. Tirmizi ve Nesa!, İbn-i Mes'üd'un hadisini rivayet etmişlerdir

Sahih
2888

Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Umre, kendisiyle diğer Umre arasındaki (zaman içinde işlenen küçük) günahlara keffarettir. Mebrûr (yâni makbul) hacc'ın mükafatı ancak cennet (e dahil olmak) tır.»

Sahih
2889

Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim bu beyt'i (Ka'be-yi) hac eder de (bu ibadet süresince) cinsel ilişki, şehvanî lâflar ve günah işlemezse o kimse (günahlardan temizlenip) annesinin kendisini doğurduğu (günkü) duruma dönüşür.»

Sahih
2890

Enes bin Mâlik (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) eski bir palan ve dört dirhem eder veya etmez bir örtü üstünde hac yolculuğu etti ve: «Allahım! (Bu), riyasız ve gösterişsiz bir hac'dır,» dedi

Sahih
2891

(Abdullah) bin Abbâs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Mekke ve Medine arasında (hac yolculuğu ediyor) idik. (Yolculuk esnasında) bir dereden geçtik. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Bu, hangi deredir, diye sordular. Sahâbîler (r.a.) : El-Ezrak deresidir, dediler. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Musa (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki parmağını (n uçlarını) iki kulağına koyup yüksek sesle telbiye etmek suretiyle Allah'a niyaz ederek bu dereden geçerken gözümün önündedir, buyurdu (ve Musa'nın saçlarının uzunluğunu anlattı. Fakat râvî Dâvûd anlatılanı iyice hatırlamıyor). İbn-i Abbâs demiş ki: Sonra bu yolculuğumuza devam ettik. Nihayet bir dağ yolunun (veya bir dağ geçitinin) üstüne vardık. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (orada da) : Bu, hangi dağ yolu (veya geçiti)dir? buyurdu. Sahâbiler (r.a.): (Bu), Herşâ veya Lift yolu (veya geçitlidir, dediler. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Yûnus (Aleyhisselâm) kırmızı bir deve üstünde, yünden mamul bir cübbe giymiş, devesinin yuları hurma lifinden örülü ince bir sicim olduğu halde telbiye okuyarak bu dereden geçerken gözümün önündedir, buyurdu

Previous section
Page 1 of 24
Next section