Abdullah İbn Ömer r.a.'den nakledilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Vasiyet edecek malı olan bir müslüman'ın vasiyeti başucunda olmadan üst üste iki geceyi geçirme hakkı yoktur" buyurmuştur. Diğer tahric: Tirmizi Cenaiz; Müslim, Vasıyye -sahihtir
Allah Resulü'nün Sallallahu aleyhi ve sellem kayınbiraderi Cüveyriye bintü'lHaris'in erkek kardeşi Amr İbnü'l-Haris'ten nakledilmiştir: Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat ettiğinde ne dirhem, ne dinar, ne köle, ne cariye, ne de herhangi bir mal bırakmadı. Geriye bıraktığı tek şey, beyaz katırı, silahı ve sadaka olarak bıraktığı bir tarlaydı. Tekrar:
Talha İbn Musarrif'ten nakledilmiştir: Abdullah İbn Ebu Evfa r.a.'a "Allah Resulü Sallallahu aleyhi ve sellem vasiyet etmiş miydi?" diye sordum. "Hayır" dedi. "İnsanların vasiyet etmeleri nasıl farz kılındı?" diye sordum. "Allah'ın Kitabını vasiyet etti" dedi. Tekrar:
Esved'den nakledilmiştir: Hz. Aişe r.anha'nın yanında Hz. Nebi'in Hz. Ali'ye vasiyet ettiği konuşulmuştu. "Ne zaman vasiyet etmiş. Ben onu göğsüme dayamıştım. Bir tas su istedi. Sonra kucağıma uzandı. Ben onun öldüğünü bile sezmedim. Ne zaman vasiyet etmiş?" dedi
Sa'd İbn Ebi Vakkas r.a.'dan nakledilmiştir: Ben Mekke'de hastalanmıştım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni ziyarete geldi. -Kendisinden hicret ettiği toprakta vefat etmek istemiyordu.- Hz. Nebi "Allah Afra'nın oğluna rahmet etsin" buyurdu. "Ey Allah'ın Resulü! Malımın tamamını vasiyet edeyim (mi? ne dersin)" dedim. "Hayır" buyurdu. "Peki yarısını?" dedim. "Hayır" buyurdu. "Üçte birini?" dedim. "Üçte bir olur. Üçte bir bile çok (ya). Senin aileni zengin bırakman insanlara el açar bir vaziyette fakir bırakmandan daha iyidir. Senin ailene yaptığın her türlü harcama da sadakadır. Hanımının ağzına koyduğun lokma var ya o bile. Umarım ki Allah seni hasta döşeğinden kaldırır da bazı insanlar senden faydalanır, kimileri de zarar görür" buyurdu. O gün Sad İbn Ebi Vakkas'ın tek bir kızı vardı
Abdullah İbn Abbas’ın "Keşke insanlar (vasiyeti) dörtte bire indirseler. Çünkü Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Üçte bir olur. Gerçi üçte bir de çok (ya)" buyuruyor" dediği nakledilmiştir
Amir İbn Said, babasından nakletmiştir: Hastalanmıştım. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Selleın beni ziyarete geldi. "Ey Allah’ın Resulü! Dua buyursan da Allah beni gerisin geriye çevirmese" dedim. "Umarım ki Allah seni hasta döşeğinden kaldırır da insanları senden yararlandınrIf buyurdu. "Vasiyet etmek istiyorum. Bir tek kızım var .... Malımın yarısını vasiyet edeyim mi?" dedim."Yarısl çok olur" buyurdu. "Peki üçte birini vasiyet etsem olur mu?" dedim. "Üçte bir olur. Aslında o da çok (ya)" buyurdu. Said İbn Ebi Vakkas diyor ki: İnsanlar bu olaydan sonra mallarının üçte birini vasiyet ettiler ve bu onlar için caiz oldu
Aişe r.anha'dan nakledilmiştir: Utbe İbn Ebi Vakkas, kardeşi Sa'd b. Ebi Vakkas'a "Zemianın cariyesinin oğlu bendendir. Onu yanına al" diye vasiyet etmişti. Fetih yılında Said onu yanına aldı ve "Bu benim kardeşimin oğludur. Bana onu koruyup gözetmemi vasiyet etmişti" dedi. Bunun üzerine Abdullah İbn Zem'a kalktı ve "Bu benim kardeşimdir ve babamın cariyesinin oğludur. Onun yatağında doğdu" dedi. Bunun üzerine doğruca Allah Resulü'nün yolunu tuttular. Sa'd: "Ey Allah'ın Resulü! Bu, kardeşimin oğludur. Bunu bana vasiyet etmişti" dedi. Abdullah İbn Zem'a ise "Kardeşimdir ve babamın cariyesinin oğludur" dedi. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Abdullah! Bu senindir. Çocuk meşru ilişki sahibine aittir. Gayrimeşru ilişkiye girene ise taş vardır" buyurdu. Sonra, çocuğun Utbe'ye benzediğini görünce, Sevde binti Zem'a'ya "Onun yanında örtün" buyurdu. Bu olaydan sonra bu çocuk, Sevde vefat edinceye kadar onu görmedi. باب: إذا أومأ المريض برأسه إشارة بينة جازت. 5. HASTA, BİR ŞAHİT OLARAK BAŞIYLA İŞARET ETSE CAİZ OLUR
Enes r.a.'den nakledilmiştir: Bir Yahudi, bir cariyenin başını iki taşla sıkıştırıp yaralamıştı. Cariyeye "bunu sana kim yaptı? Falanca mı, falanca mı?" diye bazı isimler sıraladılar. Yahudinin adı geçince başını sallayarak onayladı. Yahudi getirildi ve çok geçmeden suçunu itiraf etti. Nebi s.a.v.'in emri üzerine onun başı da taşla yaralandı. Not: Bununla ilgili geniş açıklama "Kısas" bölümünde gelecektir. İNŞAALLAH باب: لا وصية لوارث. 6. MİRASÇIYA VASİYET YOKTUR
Abdullah İbn Abbas r.a.'dan nakledilmiştir: Ölenin malı çocuğa kalırdı. Vasiyet de anne babaya olurdu. Allah bunlardan bir kısmını dilediği şekilde neshetti ve erkek çocuğa kız çocuğun iki katı pay verdi. Anne-babadan her birine de altıda bir pay belirledi. Ölenin eşine sekizde bir veya dörtte bir pay belirledi. Kocaya ise dörtte bir veya yarı pay belirledi. Tekrar: