Sahih al Bukhari
2299

Alî (radıyallahü anh): Rasûlüllah(sallallahü aleyhi ve sellem) bana kesilen kurbân develerinin çullarını ve derilerini sadaka vermemi emretti, dedi

2300

Ukbe İbn Amir'in naklettiğine göre, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, sahabilere dağıtması için bir miktar koyun vermişti. (Dağıttıktan sonra) geriye sadece güçlü bir küçük oğlak kalmıştı. Durumu Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e arzedince, Ukbe'ye, "Onu da sen kes" buyurmuştur. Tekrar:

2301

Abdurrahman İbn Avf r.a. şöyle anlatır: Ümeyye İbn Halef'e benim malını Mekke'de koruması ve benim de onun Medine'de malını korumam için mektuplaştım. Mektubumda, "Abdurrahman" ismimi kullanınca, bana, "Ben Rahman'ı tanımıyorum, bana cahiliyye dönemindeki ismini yaz" diye cevap yazdı. Ben de "Abdü Amr" şeklinde yazdım. Bedir savaşında, insanlar uyurken, onu korumak amacıyla dağa çıktım. Fakat Ümeyye'yi Bilal görmüştü. Bunun üzerine hemen o da çıkıp, bir grup ensarlı Müslüman'a doğru, "Ümeyye İbn Halefi Ümeyye kurtulursa ben kurtulamam!" diye bağırdı. Onunla birlikte bir grup ensarlı da peşimize düştü. Bize yetişeceklerinden korkunca, hemen Ümeyye'nin oğlunu onun yerine çektim, fakat onlara engel olamadım, onu öldürdüler. Biz oradan uzaklaşmak isterken peşimizi bırakmayıp bizi takip ettiler. Ümeyye ağır (şişman) bir adamdı. Bize yetiştiklerinde (Ümeyye'ye) çök dedim, o da çöktü. Onu korumak için kendimi siper ettim. Fakat altımdan kılıçlarını uzatıp onu öldürdüler. İçlerinden birinin kılıcı ayağıma isabet etti. Ravi, "Abdurrahman, ayağının arkasındaki bu izi bize gösterirdi" demiştir. Tekrar:

2302

Ebu Said el-Hudri ve Ebu Hureyre r.a. şöyle nakletmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sahabiyi Hayber vergilerini toplamak için görevlendirmişti. Görevli kimse, Hayber'den, cenib adı verilen iyi cins hurmalar getirdi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Hayber'in bütün hurmaları böyle midir?" diye sordu. Adam, "Vallahi, hayır, Ey Allah'ın Resulül Bunu, diğer hurmalardan iki sa' verip bir sa', üç sa' verip iki sa' almak suretiyle elde ettik" diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Böyle yapma Önce elindeki hurmaları dirhem karşılığında sat. Daha sonra da (bu dirhemlerle) cenfb denilen hurmaları satın al" buyurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, tartılan şeyler hakkında da buna benzer şeyler söylemiştir

2303

Ebu Said el-Hudri ve Ebu Hureyre r.a. şöyle nakletmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir sahabiyi Hayber vergilerini toplamak için görevlendirmişti. Görevli kimse, Hayber'den, cenib adı verilen iyi cins hurmalar getirdi. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona, "Hayber'in bütün hurmaları böyle midir?" diye sordu. Adam, "Vallahi, hayır, Ey Allah'ın Resulül Bunu, diğer hurmalardan iki sa' verip bir sa', üç sa' verip iki sa' almak suretiyle elde ettik" diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Böyle yapma Önce elindeki hurmaları dirhem karşılığında sat. Daha sonra da (bu dirhemlerle) cenfb denilen hurmaları satın al" buyurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, tartılan şeyler hakkında da buna benzer şeyler söylemiştir

2304

Ka'b İbn Malik r.a.'den şöyle nakledilmiştir: Ka’b'ın, Sel' dağında güdülen bir koyun sürüsü vardı. Cariyemiz, içlerinden bir koyunun ölmek üzere olduğunu görmüştü. Cariye, hemen bir taşı kırdı ve bununla koyunu kesti. Bunun üzerine Ka'b onlara, "Durumu Resulullah'a soruncaya -ya da sorması için birini gönderinceye kadar- sakın o koyunu yemeyin" dedi. Daha sonra durumu Resulullah'a sordu, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de, koyundan yenilmesini emretti. Ravi Ubeydullah, "O çobanın bir cariye olması ve koyunu kesmesi hoşuma gitti" demiştir. Tekrar:

2305

Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Bir kimsenin, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den, belirli bir yaşta bir deve alacağı vardı. Onu almak üzere geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Bunu ona verin" buyurdu. Buldukları develerin tamamı borç olan deveden daha büyük yaşta idi. Nebiimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Bunu (daha büyük yaştaki deveyi) o kimseye verin" buyurdu. Adam, "Sen bana alacağımı fazlasıyla verdin, Allah da sana fazlasıyla versin" dedi. Bunun üzerine Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Sizin en hayırlınız (borcunu) en güzel şekilde ödeyeninizdir" buyurdu. Tekrarı:

2306

Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Bir adam, alacağını almak üzere Hz. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e geldi ve biraz sert ve kaba davrandı. Sahabller, o adamı (durdurmak) için yöneldiler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Onu bırakın, hak sahibinin konuşmaya hakkı vardır. (Ondan alınan deve ile) aynı yaşta bir deve verin ona" buyurdu. Sahabller, "Sadece onun verdiğinden daha değerli olan (yaşı daha büyük) deve bulabildik" dediler. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Onu verin, çünkü sizin en hayırlınız borcu en güzel şekilde ödeyeninizdir" buyurdu

2307

Mervan İbnü'l-Hakem ve el-Misver İbnü'l-Mahreme şöyle nakleder: Hevazin kabilesinden bir grup Müslüman olup da Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek kendisinden, mallarını ve esirlerini iade etmesini istediklerinde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara, "Bana en sevimli gelen söz, en doğrusudur. İkisinden birini seçin, ya esirler, ya da mallar. Aslmda ben (sizi) beklemiştim" buyurdu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Taif'ten döndüğü zaman, (paylaştırmayı yapmadan önce) on küsür gece onları beklemişti. Resulullah'ın, onlara iki seçenekten yalnız birini geri vereceği ortaya çıkınca onlar, "Esirlerimizi geri almayı tercih ediyoruz" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Müslümanların arasında ayağa kalktı, Allah'a (C.C.) hamd ve senada bulunduktan sonra; "İmdi, bu kardeşleriniz tevbe ederek bize gelmişler. Ben de esirlerini geri vermeyi uygun gördüm, İçinizden, gönül hoşluğu ile ücretsiz olarak (bunlardan) alınan esiri vermek isterse hemen versin. Kim de kendisine düşen payı elinde tutmak isterse, ona, bize Allah'ın ihsan edeceği ilk ganimet malından ödemek üzere yine kendisinde bulunan esirleri versin" buyurdu. Sahabiler, "Allah Resulü için bunu seve seve yaparız" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Şimdi biz, kimin bu söylediğim şeye izin verip kimin vermediğini bilemiyoruz. Gidin, akıl danıştığınız insanlara durumu arzedin, bize son durumu onlar söylesin" buyurdu. Gidip durumu sözü geçer kişilerle konuştular ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geri döndüler, gönül hoşluğu içinde esirleri geri vermeyi ve bu konuda rızalarının bulunduğunu haber verdiler. 2307 Tekrarı: 2539, 2607, 3131, 4318, 7176. 2308 Tekrarı:

2308

Mervan İbnü'l-Hakem ve el-Misver İbnü'l-Mahreme şöyle nakleder: Hevazin kabilesinden bir grup Müslüman olup da Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek kendisinden, mallarını ve esirlerini iade etmesini istediklerinde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara, "Bana en sevimli gelen söz, en doğrusudur. İkisinden birini seçin, ya esirler, ya da mallar. Aslmda ben (sizi) beklemiştim" buyurdu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Taif'ten döndüğü zaman, (paylaştırmayı yapmadan önce) on küsür gece onları beklemişti. Resulullah'ın, onlara iki seçenekten yalnız birini geri vereceği ortaya çıkınca onlar, "Esirlerimizi geri almayı tercih ediyoruz" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Müslümanların arasında ayağa kalktı, Allah'a (C.C.) hamd ve senada bulunduktan sonra; "İmdi, bu kardeşleriniz tevbe ederek bize gelmişler. Ben de esirlerini geri vermeyi uygun gördüm, İçinizden, gönül hoşluğu ile ücretsiz olarak (bunlardan) alınan esiri vermek isterse hemen versin. Kim de kendisine düşen payı elinde tutmak isterse, ona, bize Allah'ın ihsan edeceği ilk ganimet malından ödemek üzere yine kendisinde bulunan esirleri versin" buyurdu. Sahabiler, "Allah Resulü için bunu seve seve yaparız" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Şimdi biz, kimin bu söylediğim şeye izin verip kimin vermediğini bilemiyoruz. Gidin, akıl danıştığınız insanlara durumu arzedin, bize son durumu onlar söylesin" buyurdu. Gidip durumu sözü geçer kişilerle konuştular ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına geri döndüler, gönül hoşluğu içinde esirleri geri vermeyi ve bu konuda rızalarının bulunduğunu haber verdiler. 2307 Tekrarı: 2539, 2607, 3131, 4318, 7176. 2308 Tekrarı:

Previous section
Page 1 of 3
Next section