Ebu Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Kadın'ı kocasına, köleyi de efendisine karşı kışkırtan kimse, bizden değildir
Ebu Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: "Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu": "Hiçbir kadın, kız kardeşinin kabını boşaltmak için onun boşanmasını isteyemez. (Kadın istediği kimseyle) evlensin, onun nasibi ancak Allah'ın kendisine takdir ettiği şeydir.”
Muhârib'den; demiştir ki: "Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Allah, kendisine talak'tan daha sevimsiz gelen helâl yaratmamıştır." Şunlarda rivayet etti: Beyhaki, es-Sünenü'l-kübrâ, VII, 322; Hâkim, Müstedrek, II
İbn Ömer (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre, Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Helâl(ler)in yüce Allah'a en sevimsiz olanı talaktır" Diğer tahric: İbn Mace, talak (2018); Beyhakî, es-Sünenü'l-kübra, VII, 322; Hakim, Müstedrek, II
Abdullah b. Ömer (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre, Kendisi] Rasûlullah (s.a.v.) zamanında karısını hayızlı iken boşamış bunun üzerine, Ömer b. el-Hattâb bu durumu Rasûlullah (s.a.v.)'e sormuş, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle cevap vermiştir; "Ona emret, karısına dönsün. Sonra (hayızından) temizlenip (tekrar) bir hayz (daha) görüp sonra (tekrar) temizleninceye kadar (nikahı altında) tutsun. Bundan sonra isterse tutar, isterse temasta bulunmadan önce boşar. İşte Aziz olan Allah'ın, kadınların içinde boşanmasını emrettiği iddet (dönemi) budur
Nâfî'den rivayet edildiğine göre İbn Ömer karısını hayızlı iken bir talakla boşamış. (NâfF rivayetine devam ederek önceki 2179.) Mâlik hadisinin mânâsını (nakletmiştir)
İbn Ömer (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre, Kendisi karısını hayızlı iken boşamış da (babası) Ömer, bunu Peygamber (s.a.v.)'e anlatmış bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) "O'na emret karısına dönsün, sonra onu ya temizlendiğinde ya da hâmile iken boşasın" buyurmuştur
Abdullah b. Ömer (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre, Kendisi hanımını hayızlı iken boşamış (babası) Ömer de bunu Rasulullah (s.a.v.)'e haber verince, Rasûlullah (s.a.v.) kızmış sonra (şöyle) buyurmuştur: "O'na emret hanımına dönsün onu temizlenip de sonra (tekrar) hayizlamncaya ve (bu hayızdan) sonra (tekrar) temizleninceye kadar (nikâhı altında) tutsun. Sonra isterse temizken (kendisiyle) münâsebette bulunmadan boşasın. işte zikri yüce olan Allah'ın emrettiği şekilde iddete uygun olan talak budur
Yunus b. Cübeyr'den rivayet edildiğine göre; (Yunus) İbn Ömer'e; Hanımını kaç defa boşadın? diye sormuş da, (İbn Ömer): Bir defa, diye cevap vermiştir
Yunus b. Cübeyr'den; demiştir ki: Abdullah b. Ömer'e bir soru yönelterek; Karısını hayızlı iken boşayan bir adam (hakkında ne dersin?) dedim. Sen ibn Ömer'i tanır mısın? dedi, Ben de: Evet, diye cevap verdim. (Bunun üzerine bana şunları anlattı:) Abdullah b. Ömer karısını hayızlı iken boşamıştı. Bunun üzerine (babası) Ömer de Peygamber (s.a.v.)'e varıp (bu meseleyi) o'na sordu (Hz. Peygamber): "Ona emret karısına dönsün, sonra (isterse) onu temizlik müddetinin başlangıcında boşasın", cevabını verdi (Yunus b. Cübeyr rivayetine devam ederek) dedi ki: Ben (İbn Ömer'e hitaben:) Bu (hayızlı hâlinde verilmiş olan talak da talakdan) sayılır mı? dedim de (İbn Ömer:) Neden (olmasın)? eğer (bir insan) acze düşüp ahmaklık etse (de karısını boşasa hiç ahmaklığı veya acizliği, vermiş olduğu bu talakı geri getirir mi) ne dersin?" cevabını verdi